TEMİZLİKTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Bu bölümde konu ile ilgili sorunlarınızı ve tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz
Forum kuralları
Vosvosturk forumlarının amacı,
Vosvos konusunda bilgisi olanların bilgilerini paylaşması, bilmeyenlerin ise birşeyler öğrenmesidir.
Bu bağlamda, bilgi paylaşımını esas alan forumlarımızda insanların birbirine hakaret etmesi, karşılıklı birbirine söyleyemeyeceklerini klavyeyi ve vosvosturk'u araç edinerek yapmaları kabul edilemez bir durum olması sebebiyle, hakaret içeren her türlü mesaj ve konu silinecek, ilgilisine önce uyarı verilecek daha sonrasında vosvosturk'ten uzaklaştırılacaktır.
Tüm üyelerimize duyurulur.
Vosvosturk Yönetimi

Forum kuralları : duyuru/forum-kurallarini-okuyunuz-t3.html
trmuratakturk
Vosdost
Mesajlar: 222
Kayıt: Pzr Şub 19, 2006 5:02 pm
Kan Grubu: 0 Rh +
Vosvosumun adı: Uğur
Konum: Ankara

Mesaj #21 gönderen trmuratakturk » Prş Tem 27, 2006 10:42 pm

:D Yanlış anladığım için özür dilerim. Amonyaklı malzeme ideal olanı. Eğer kokusuna dayanılabilse insan saf amonyak en iyisi. Özellikle beyaz tavanlarda. Tel kaydettim. Her zaman beklerim.....


Resim
trmuratakturk
Vosdost
Mesajlar: 222
Kayıt: Pzr Şub 19, 2006 5:02 pm
Kan Grubu: 0 Rh +
Vosvosumun adı: Uğur
Konum: Ankara

Mesaj #22 gönderen trmuratakturk » Prş Tem 27, 2006 11:42 pm

Gelelim kurulama faslına, yarında iç temizlikten bahsederiz.

Aracı tamamıyle iyice duruladıktan sonra kurulamak için yaz aylarında biraz acele etmemiz gerekiyor. Çünkü sudaki kireci aracın üzerinde mümkün olduğunca kısa süre tutmalıyız. Asla kurumasına izin vermemeliyiz. Kireçte boyaya zarar veren maddeler arasında.

Bazen görüyorum; aracı kurularken bazı arkadaşlar eski silgeç kullanıyorlar. Tamamen yanlış bir uygulama çizilmeye birebir. Bazen farkında olmadan metali boyaya deyiveriyor. Riskli olduğu kadar ufacık bir kir tortusu kalsa bile çizilmeye yol açıyor.

Kurulamaya geçmeden önce bezlerden bahsedelim. Üç çeşit bezimiz var imkanlara göre hangisini tercih edersiniz bilemiyorum. Birincisi yalnızca Sümerbank ta satılan her yıl on metre aldığım divitin cinsi kumaş. Genelde Marmara bölgesinde kullanımı yaygındır. Mağazaya gittiğinizde eğer tezgahtar arkadaş baysa araba silme bezi derseniz onlar size verirler. Beziniz eskidikçe değerlenir. Fakat çamura falan yatırmayın eskisin diye. Bir bezi en iyi eskitme yolu kullanmaktır.

İkincisi Ankara ve İç Anadolu bölgesinde yaygın olan şeker çuvalı. Bu bezde eski olduğu taktirde mükemmeldir. Eskime süresi sümerbank bezinden uzundur, fakat bezin genel ömrüde daha uzundur. Kolay kolay çürümez ve parçalanmaz. (Zamanında kaybettiğime en çok üzüldüğüm bezim) Eskitmek altı ayımı almıştı. Her gün araç yıkadığımı hesaplarsak oldukça uzun bir süre. Siyah arabanın faydaları...

Üçüncü bezimiz ise piyasada az bulunan 30cmx30cm ölçülerinde tek ipten dokunmuş havluya benzeyen maliyeti 40$'ı bulan korumacıların kullandığı bez. En iyisi de bu

Arkadaşlar bu anlattıklarım hep imkanlar dahilinde kullanabilecek malzemeler. Gazete kağıdı ile bile camları silebilirsiniz.

Devam edelim. Bu üç bezden hangisini tercih ederseniz edin üç tane beziniz olması gerekiyor. İlki Camlar, tavan, ön ve arka kaput için olanı, ikincisi çamurluklar, kapılar ve etekler için olanı, üçüncüsü ise kapı içleri ve kaput aralarını sileceğiniz bez. Hatırlarsanız süngerlerimizde üç taneydi. Beziniz eskidikçe bir sınıf aşağıya doğru kaydırın. En iyi bezinizi tavanla camlara ayırın. Eskidikçe kapılarda eskidikçe kapı içlerinde kullanın.

Bunun sebebi biraz uzun ama kısaca değinelim. Arabamızı hiç çizmeden yıkamamız imkansız. Ama elimizden geldiğince çizik olayını sıfıra indirmeye çalışmalıyız. Araçların dizaynları gereği, yıkarken ne kadar ustaca kullansakda süngeri mutlaka bir yerlerinde tortular kalır. Ama zaman içinde süngeri daha iyi kullanarak tortu bırakmayız. Özellikle tavanın kenarlarında çamurluk ağızlarında mutlaka sünger değdirmeyi unuttuğumuz yerler olur. Bu hataları zamanla aza indirgeyebilirsiniz. Eğer yıkama hatalarını görmek istiyorsanız, bir kereye mahsus pek bir zararı olmaz aracı duruladıktan sonra kurulamadan kurumaya terk edin. Araç tamamen kuruduğunda nereleri unuttuğunuzu gayet açık görürsünüz. İkinci yıkamanızda bu yerlere daha fazla özen gösterirsiniz. Tavan ve camlar hata affetmez. Yaptığımız her hata sırıtır. Bu yüzden iyi bezimizi burda kullanıcaz. Kurulamaya başlayalım.

Kovamızı temiz suyla dolduruyoruz. İlk bezimizin ne kadar temiz olduğundan emin olsak da temiz suda çitileyerek yıkamadan silmeye başlamayalım. Bazen yıkama yağlamalarda kıyak olsun diye araç bittikten sonra bezimizi yerde basınçlı suyla yıkarlar. Ama her zaman arasında yerden kalma toz parçacıkları kalır. Bu tecrübe ile sabittir. Bezi kovada yıkadıktan sonra suyun renginden ne kadar temiz olduğunu anlarsınız. Bezi yıkadık iyice sıktık ondan sonra motor kaputundan başlıyoruz. Çünkü kaput daima sıcak olduğu için suyun çabuk kuruyupta aracın üzerinde kireç bırakmamasını sağlamalıyız. Suyu bildiğimiz usulde satıhın üzerine yayıp çekerek alıyoruz. Bez doldukça sık sık sıkıyoruz. Sakın araca suyla dolu bezi vurmayın. Yöntem yanlış. Boyanın çatladığını gözümle gördüm. Yıkama yağlamalarda o yalnızca aracın sahibine yapılan show dur. Boyaya oldukça zarar verir. Zaman içinde oluşan çatlaklara anlam veremeyiz. Sebebi budur. Tavan ön arka kaput ve camların suyunu çektikten sonra bezi tekrar yıkayın. Üste kalan tortular bezde toplanır. Bezi mutlaka yıkayın ve hafif kurumasını sağlamak için aynaya veya başka bir yere asın. İkinci bezinizle fazla eteklere inmeden önce çamurlukların ve kapıların üst taraflarının suyunu çekip daha sonra alt tarafların suyunu çekmeliyiz, ve bezi yıkayıp asmalıyız. İlk astığımız bezi katlayıp önce camları sonra motor kaputunu tavanı en son arka kaputu silmeliyiz.

Silerken dikkat edeceğimiz husus; bezi katlayıp elimize oturcak şekilde ayarlamalıyız. Bir yeri sildikten sonra tersiyle bir daha geçerseniz parlaklık sağlar. Bir parça silinip bittikten sonra ikinci parçaya geçerken bezin diğer bir yüzü dışa gelecek şekilde katlayıp diğer parçayı o şekilde silmemiz gerekiyor. İlk parçadan kalan tortuları yeni sileceğimiz yüzde çiziklere yol açmasın diye bu işlemi yapıyoruz. Mümkün oldukça bezi çitileyerek tekrar tekrar yıkamalıyız. Aynı işlemi ikinci bezimizle kapılar ve etekler içinde yaptıktan sonra dış kurulamamız bitiyor. Bezlerimizi yıkayıp asıyoruz. Müsade ederseniz yarın devam edelim saat ilerledi yarın iç kısıma geçicez. Daha sonra da bazı ayrıntılardan bahsedicem. Sıkılırsanız lütfen belirtin. Devam etmeyebiliriz. Herkese voslu günler diliyorum.
[email protected]
0532 503 43 11
Resim
trmuratakturk
Vosdost
Mesajlar: 222
Kayıt: Pzr Şub 19, 2006 5:02 pm
Kan Grubu: 0 Rh +
Vosvosumun adı: Uğur
Konum: Ankara

Mesaj #23 gönderen trmuratakturk » Sal Ağu 01, 2006 12:23 am

İç kısıma geçmeden önce dış yüzeyle ilgili eklemek istediğim bir iki şey var. Bu arada kimseden soru gelmedi.

Aracınızı sıkça yıkama yağlamada yıkatıyorsanız, istedikleri kadar sizin hakkınızda kıl diye düşünselerde mutlaka istediklerinizi yaptırın ve aracınızı her gittiğinizde aynı kişinin yıkamasını isteyin. Zamanla bu şahıs sizin isteklerinizi sizden daha iyi öğrenecek ve sizin kafanızda soru işareti kalmayacak şekilde aracınızı temizleyecektir. Sizden öğreneceği extra şeyler mutlaka vardır. Sizden öğrendiği herşey ileride onun rahat etmesini kaliteli ve aranan bir yıkamacı olmasını sağlayacaktır.

Bu tür yerlerde dikkatimi çeken hatalardan biri de aracınızı yıkamaya başlarlarken ilk olarak basınçlı suyla jantlara dalıyorlar. Mutlaka uyarın. Oraya girdikten sonra yıkanmadan geçecek 10 dakikalık bir zaman dilimi dahi olsa jantlarınızın özellikle diskli araçlarda disklerinizin ve kampanalarınızın soğuması için yeterli bir zamandır. Sıcakken basıyorlar soğuk suyu, bir iki kereden sonra disklerin gönyesi atıyor ve fren pedalı ayağınızın altına masaj yapmaya başlıyor. Yada eskiyse çatlıyor. Sıcaktan genleşmiş maddeye soğuk su uygularsanız mutlaka zarar verir. Ondan sonra sök diskleri tornaya yolla olmadı yenisi. Bir yıkama hatası yüzünden gitti iki tampon parası. Lütfen soğuyana kadar beklemesini yada üstten başlayarak en son jant ve lastiklere su tutması gerektiğini söyleyin.

Bazıları da çok anlarlar ya" bişey olmaz abi ya amma pimpirisin" derler. Onun gözünde arabanızın değeri sıfır, sizin değeriniz ise vereceğiniz tip kadardır o kadar. Yerin sahibinin de düşündüğü ne kadar çok araba girip çıkarsa o kadar kazançtır. Yoksa sizin arabanız zarar görmüş görmemiş umurlarında bile olmaz. Bu yüzden aracınızı korumak zorundasınız. Hele birde arabanızı bırakıp gidersiniz ya sonra alıcam diye..... yorum yok. Bundan farklı düşünen yerler ve yıkamacılar yok mu var. Ama yok denecek kadar az. İleriki zamanlarda onlardan da bahsedicem reklamsız....

Ben gittiğim zaman tam anlamıyla bir sinir harbi oluyor. Süngerle rica edicem diye başlıyoruz. Baştan daha harp başladı bir sıfır. Adam kurularken arabaya vurmaması gerektiğini söylüyoruz. Adam içinden çattık diyor duyuyorum. Ondan sonra başka bir hata gündeme geliyor. Sık sık bezi yıkamasını istiyorum. Üşeniyor arkamı döndükten sonra kendi kendine söylenmeye başlıyor. Etekleri siliyor aynı bezin yüzeyiyle tavanı silmeye kalkıyor ve şalterler atıyor. Yaklaşık on kere falan nazik bir dille "istersen bezi bi yıkada ondan sonra devam edersin" demek zorunda kalıyorum. Çünkü başladı bir kere bizim arabaya o bitirecek. Devamlı yıkattığım memnun olduğum elemanlar oldu. Sağolsunlar ilk zamanlar bana biraz kızdılar ama belli etmediler. Sonradan da bana hiç bir şey söyletmeden arabayı her zaman temiz ve titiz bir işlemle temizlediler. Teşekkürümü her türlü ifade ettim.

Bazen zaman yokluğundan veya yorgunluktan ben de sık sık belli başlı yerlere giderim. Arada bir de hiç gitmediğim veya yeni açılmış bir yere giderim. Sıra varsa girerim yoksa girmem. Sebebi sırada beklerken benden önceki arabaya nasıl davranıyorlar bakarım. Patron müdahele ediyor mu etmiyor mu incelerim. Bir keresinde adamın bir tanesi bir araba yıkadı gözümün önünde rüyalarıma girdi. Yukarıda saydığım bütün yanlışları yaptı. Öyle ki aynı bezle arada hiç yıkamadan bir kerede aracın dışını eteğini kapı içlerini en son camları içerden silerek arabayı bitirdi. Bahşişi de kaptı. Araç sahibi ne bilsin beş dakika sonra içerdeki camın kirinden önünü göremiyecek. Ne bilsin gece cama farların ışığı vurduğunda aşağı Mezopotamya haritasını görecek. Ne bilsin boyayı 400 numara zımparayla zımpara yapmış gibi çizdiğini. Ne bilsin bir iki yıkama sonra servise gidecek benim abs yavaş çalışıyor diye. Yazık çok yazık insanlar servet ödüyorlar bu araçlara. Sonra "abi senin anahtarı alabilir miyim?" dedi. Birde bizimkinin direksiyonuna oturacak. "Sağol canım almıyayım alana da mani olmıyayım" oradan ayrıldım. İki gün sonra patronu elçiliğe geldi. Sorun ne diye sormak için yeni açmışlardı. Tabi iki saatlik bir uygulamalı konferanstan sonra gitti. Üç ay sonra da kapandı.

Bazı yerlerde de çok güzel bekleme salonları yapmışlar gayet lüks. Televizyon var çay var klima var gazete var İleride internet de koyucaklar merak etmeyin. Helede kışsa hiç ordan çıkmak istemez canınız. Ama şunu unutmayın. Yıkarken rahat olmak için bunları yapıyorlar. En azından ben böyle düşünüyorum. Ama öylede yerler gördüm ve şu an Ankara'da var, aracınız gözünüzün önünde. Hem rahat bir yerdesiniz hem de aracınızı görebiliyorsunuz en ince ayrıntısına kadar.İstediğiniz zaman aracın yanına gidip müdahele edebiliyorsunuz. Bu güne kadar arabamı gözümün önünden hiç ayırmadım.

Onu bunu bilmem işi ehline yaptırcaksın derim kendi kendime. Herkesin bu konuda ki düşüncesine de saygı duyarım. Her zaman usta bulamayabilirsiniz, ama usta olmayanı da usta yapabilirsiniz. Küçücük uyarılarla......

Son olarak tabi yine iç kısıma geçemedik ama bunlarıda söylemeden geçmek istemedim, vaktinizi alıyorum kusuruma bakmayın. Nasıl ki siz aracınıza özen gösteriyorsunuz, onu gözünüz gibi koruyup yıpratmadan kullanmaya çalışıyorsunuz, nasıl ki devamlı gittiğiniz tamirciden aracınız için en iyisini yapmasını istiyorsun, ve bu doğrultuda arkadaş sonra akraba oluyorsunuz, kısaca herkesin kendisininkine olduğu kadar başkasının malınada saygı duymasını özen göstermesini bekliyorsunuz. Bu da sizin ve herkesin en doğal hakkı. Lütfen yediği ekmeğe saygı gösteren insanlarla çalışın. Az gibi gözüküyorlar ama varlar. Yeter ki bulun. Hali hazırda bulduklarınız gibi.... Voslu günler diliyorum..... :)
Resim
Kullanıcı avatarı
oki
Vosdost
Mesajlar: 70
Kayıt: Cum Haz 10, 2005 8:53 am
Konum: AngArA

Mesaj #24 gönderen oki » Sal Ağu 01, 2006 5:21 pm

kimseden ses cıkmadıysa ben devam edeyim... :D
benim pekmezler şahane olmuş... (ağaç recinesinden bahsediyorum)
bir nevi beton diyebiliriz... :D

plastik için sonax ve autowax bulamadım... :cry:
koç-taş'a tekzen'e ve büyük marketlere baktım ama bulamadım...
real'de belki vardır ama bi parlatıcı için taa bilkent'e benzin yakmanın bi anlamı yok gibi...

iç mekan temizliği için yazacağınız yazıyıda beklemekteyim...

görüşmek üzere...
vosbik
Administrator
Administrator
Mesajlar: 3967
Kayıt: Pzr Haz 05, 2005 12:25 am
Konum: Ankara

Mesaj #25 gönderen vosbik » Sal Ağu 01, 2006 9:16 pm

slm. trmuratakturk yzılarınızı zevkle okuyorum.oldukça güzel bilgiler veriyorsunuz teşekkür ederim.

oki kardeşim arada bir etkinliklere gelde yüzünü görelim.özlettin kendini.ne msn de varsın, ne siteye giriyorsun, ne de etkinliklere geliyorsun.bak alırım motorunu ona göre kalırsın vosla. :)
trmuratakturk
Vosdost
Mesajlar: 222
Kayıt: Pzr Şub 19, 2006 5:02 pm
Kan Grubu: 0 Rh +
Vosvosumun adı: Uğur
Konum: Ankara

Mesaj #26 gönderen trmuratakturk » Sal Ağu 01, 2006 10:30 pm

Teşekkürler oki desteğin için. Ayrıca komşum vosbik ede teşekkürler.
Okancım aradığın malzemeyi bulmak için o kadar uzaklara gitmene gerek yok. Nerede oturuyorsun bilmiyorum ama Konya yolundan Aşti yönünde inerken veya Aşti den Konya yönüne çıkarken sağda Michelin bayii ve Shell benzin istasyonu var. İkisinin arasında kocaman Autowaks yazıyor. Orada Atilla abimiz var kendisine bir uğra bendende selam söyle beni Meksikalı gönderdi diye o sana her sorununda seve seve yardımcı olacaktır. İhtiyacın olan malzemeyi kendi malzemelerinden verir yine verir. Ayrıca reçine sorununu da dile getir. İstiyorsan kendin halletmek istediğini de söyleyebilirsin, en azından sana ne yapacağını söyler. Eğer gidemezsen ben senin için parlatıcını temin ederim. Boş vaktinde gelirsin pekmezlerinide beraber temizleriz..... vossuz günler dilemiyorum..... :D
Resim
Kullanıcı avatarı
oki
Vosdost
Mesajlar: 70
Kayıt: Cum Haz 10, 2005 8:53 am
Konum: AngArA

Mesaj #27 gönderen oki » Çrş Ağu 02, 2006 12:25 am

vosbik
buğracım ben geliyorumda sen yoksun kocum benim...
inanmıyosan wolf'a sor...

msn olayı fazla vakit kaybettirdiği için artık hiç acmıyorum diyebilirim, cok seyrek dosya almak yada yollamak için...

biara toplantıya gelde moturla gezdireyim...
ertesinde vosu satıyorum deme... :P



trmuratakturk
murat bey ben emekte oturuyorum ve söylediğiniz yere cok yakınım...

bu akşam işten cıktıktan sonra bilkente bi uzasammı diye düşünürken, dikmen'e cıkarken solda bi shell var oraya girdim, bide ne göreyim sonax'ın herbişeyi var...haydaaa buldumcuk oldum... :D
ona bakıyorum buna bakıyorum herşey var ama dış yüzey plastik parlatıcı yok... :cry:
bi ürün vardı lastik temizleyici parlatıcı falan diye ama üzerini okuduğumda kapılarda ve camlarda bulunan conta plastikleri içinmiş...
ammaaannn diyorum allah kahretsin kac gündür kafamı kurcalıyor alayım şurdan bişey kurtulayım, torpito parlatıcı diye gördüğüm bi malzeme aldım ve eve geldim, hemen denemem lazım...
ee e e e ee ovuyorum ovuyorum bi numara yok... :?:
dikkatlice bi daha okudum torpito parlatıcı değil temizleyici almışım dalgınlıkla... :cry: sadece temizliyor başkada bi numarası yok...



yaaaaa sabır yaaaa ecir sabır... :?:

dediğiniz yere uğramaya calışacağım... :ok:




buarada önümüzdeki haftalarda müsait bi zamanda vosumu boyamayı düşünüyorum...
sonuçları burada yayınlarım... :D
trmuratakturk
Vosdost
Mesajlar: 222
Kayıt: Pzr Şub 19, 2006 5:02 pm
Kan Grubu: 0 Rh +
Vosvosumun adı: Uğur
Konum: Ankara

Mesaj #28 gönderen trmuratakturk » Çrş Ağu 02, 2006 12:30 am

kolay gelsin... :)
Resim
vosbik
Administrator
Administrator
Mesajlar: 3967
Kayıt: Pzr Haz 05, 2005 12:25 am
Konum: Ankara

Mesaj #29 gönderen vosbik » Çrş Ağu 02, 2006 1:09 am

gezdir motorunla bakalım.vosu satmadan alırım ne olacak ki.kredi kartına 24 ay vadeyle bir scooter alırım bende.mühim olan almak değil ki.kulllanabilmek.hele ki bu trafikte.vosla bile herkes üzerimize çıkıyor.onunla kim bilir ne olur durum.neyse görüşelim okan bir ara.
NecroP
Vosdost
Mesajlar: 38
Kayıt: Sal Tem 18, 2006 1:43 pm
Konum: Ankara

Mesaj #30 gönderen NecroP » Çrş Ağu 02, 2006 9:06 am

trmuratakturk
bilgiler için çok teşekkür ederim yazılarını zevkle okudum meğer ne ayrıntılar varmış. Çok saol..

“Dış Aksam, Döşeme, Lastik ve Jant” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir